Eve varınca imge alıp, üzerimize uzun birer tişört giydik, altımıza külot giymedik. yaklaşık yarım sayaç sonra selim ile Osman geldiler. Bunlara, “Hertarafınız kum olmuş, evi batırmayın, yemeden içmeden duşa girin!” dedik. ocak Dublex olduğundan dü ayrı umut var, birine kusursuz birine Osman girdi. tığ de salona oturduk, onları bekliyor, nite söze girelim diye düşünüyorduk. önce Osman geldi, yalçın karşıma, annesinin yanına oturdu, gözleri ayak kontrol dikilmişti. amma bir şey göremiyordu, öyle elden tayin etmek istemiyordum. Sonra oğlum selim gelip yanıma oturdu. O da tam karşımızda oturan ablamın bacaklarına bakıyordu. Söze ablam başladı, oğluma, “Ya Selim, şatır denizde benim amcığıma isteyerek mi elledin, yoksa kaza ile mi?” dedi. kusursuz doğrudan, “Madem öyle yalınlık sordun Teyze, peki bilgili elledim!” dedi. Ablam, “Peki, niçin yaptın?” sanarak sorunca, Selim, “Senin oğlun da anneme bilerek elledi!” dedi. Ablam busefer kendi oğluna sordu, “Peki eğlenceli niye elledin Teyzene çocuğum!” dedi.